
F-100F
Osman pamuk oğlunun "unutulanlar dışında yeni birşey yok" Kitabında bir kuzey ırak operasyonunda Türkbayrağı olan bi savaş uçağından bahsetmişti merakım ogunden beri devam ediyordu.. işte nedeni araştırıp bulduk.
1983 yılında, İran - Irak Savaşı olanca hızıyla devam ederken, THvKK'ne ait bir F-100F Super Sabre, Irak - Türkiye sınırının Irak tarafında, sıfır noktasına yakın bir bölgede düşürülüyor.
Uçağı kullanan mürettebatın akıbeti, uçağın görevi ve nasıl bir formasyonda uçtuğuna dair net bir bilgi yok. Ancak uçağımızı, hava sahasını ihlal ettiği gerekçesi ile vuran Irak HvK pilotunun halen sağ olduğu ve Bağdat'ta ikamet ettiğini öğrendim.
Olayla ilgili detaylar:
Tarih: 14.09.1983
F-100F-10-NA Super Sabre
Türk Hava Kuvvetleri
USAF Seri Numarası: 56-3903
182. Filo
Mirage F-1EQ
Irak Hava Kuvvetleri
79. Filo
Kullanılan silah: Matra Super 530F-1
Ancak bir olayın oluş şekline, sebep - sonuç ilişkilerine girmeden önce, özellikle o anki mevcut durum yani olayın meydana gelişine etki eden durumun incelenmesi her zaman şarttır, diye düşünürüm hep.
F-100 ile uçan ve onun bakımını yapan Pilot ve Bakım personeli bu uçağın nasıl bir uçak olduğunu, 1983 yılında ne şartlar altında uçurulduklarını çok iyi bilirler. Bizlerin de F-100 uçağının nasıl bir uçak olduğunu özellikle bilmemiz gerekir.
Nitekim 1980 yılında tamamen Dışişleri Bakanlığı tarafından her iki ülke onaylanmış izin ile bölgede yapılan bir fotoğraflama uçuşu esnasında 184 ncü Filo'ya ait iki RF-5 uçağına bölgedeki Irak Kara Kuvvetlerine bağlı uçaksavarlar tarafından ateş açılmış, uçaklarımızın çabuk reaksiyonu ve hemen bölgeyi terk etmeleri sebebiyle herhangi bir istenmeyen durum meydana gelmemiştir.
Bu ve buna benzer Sınırlara 10 NM'den fazla yaklaşma durumunda meydana gelen rutin olaylara rastlanılabiliniyor.
14 Eylül 1983 günü meydana gelen olay esnasında mevcut ortamı bilmek gerekiyor öncelikle :
1) İran-Irak Savaşı Devam ediyor.
2) Kuzey Irak bölgesindeki ayrılıkçı gruplara Saddam rejimi saldırılarda bulunuyor (Örnek Bknz. Halepçe Katliamı)
3) İran uçakları Irak'ın kuzeyinde zaman zaman uçuşlar yaparak, buradaki ayrılıkçı gruplara nerede ise yakın hava desteği sağlıyor; ya da alınan istihbaratlar doğrultusunda bölgedeki kara hedeflerine saldırılar düzenliyor ayrıca Kuzey Irak üzerinde Hava Sahası Kontrolü sağlamaya çalışıyor.
4) Artık hizmet ömrünün son yıllarında bulunan F-100 uçaklarının radarları yok, bazı avionik cihazları ve hatta zaman zaman telsizleri uçuşlarda bozuluveriyor.
5) Mevcut avionik cihazlarının elden çıkması/arıza yapması nedeniyle D/F yaklaşma; gayrolarının zaman zaman arızaya girmesi ile her ne kadar bölgedeki radar/radarların yönlendirme yapmalarına rağmen havada yön kaybı gibi olayların sıkça yaşanması rastlanabiliyor.
Şimdi bu özet ışığında olayı fazla derinlemesine girmeden, forum ortamına uygun şekilde şöyle özetleyebiliriz.
14 Eylül 1983 günü 8 nci üs 182 nci Filo'ya ait bir F-100C ve bir F-100F (İki Kişilik) uçağı günlük rutin planlı eğitimlerinden biri olan Önleme Görevi Eğitimi için kalkış yapıyorlar. (Bilindiği gibi F-100 uçaklarının birinci görevi Bombardıman, ikinci görevi Önleme'dir. Fakat eğitim amaclı olarak tüm personele ikinci görev eğitimi yaptırılır idi.)
Eğitim sahası olarak Viranşehir bölgesi üzerine gelip, uçuş öncesi brifingte söylenildiği şekilde her iki uçakta çalışma irtifalarını alıyorlar. Fakat bu arada iki numara olan F-100C uçağı kolundaki uçak ile göz temasını kaybediyor. Bunun üzerine bölgeden sorumlu olan İskenderun Radarı her iki uçakla görüşüp, onları havada bir araya getirmek için yönlendirme yaparken, her iki uçağında IFF/SIF (Teşhis/Tanıma Modlarının) Gayri Faal olduğunu tespit ediyor.
İşte bu esnada bir numara olan F-100F uçağındaki lider, eğitim çalışmasını iptal ederek, Diyarbakır'a dönüş kararı veriyor. Ama bu arada iki numara olan F-100C uçağı ile göz teması da kayboluyor. İki numara hemen yedek görev olan Alet Uçuşu çalışması neticesinde Diyarbakır'a geri dönüp iniyor.
F-100F uçağının istikamet cayrosu ile manyetik pusula arızası da meydana gelince, Lider kaybolduğunu anlayıp bölge radarlarından yardım çağrısı yapıyor. Bu arada hem bölge radarları hem de havada bulunan diğer uçaklar pilota D/F cihazı vasıtası ile Diyarbakır'a yaklaşma yapmasını söyledikleri esnasında Diyarbakır Meydanına 127 NM.'de Irak Hava sahası içinde Irak uçakları tarafından atılan Hava-Hava füzesi ile vurulup düşürülüyor.
Allahtan, bizim emektar F-100 hakikaten çok sağlam uçak olmasının yanı sıra, hava-hava füzesini atan Irak Mirage F1 uçakları ise radarlı uçtuklarından ve o sıralar gerçekten iyi bir hava savunma uçaklarına sahip İran ile bir hava muharebesini kabul etmediklerinden dolayı, bu füzeyi biraz uzaktan atıyorlar. Yani füze bizim F-100 uçağına temas edip patlıyor ama istenilen şekilde patlamıyor. İşte bu nedenle de pilotlarımız rahatlıkla uçağı terk edebiliyorlar.
Uçak ZAHO civarına düşüyor ve pilotlarımız da bu bölgeye iniyorlar. O yıllarda bu bölgede meskün mahallerin ve yolların kontrolü Irak Silahlı Kuvvetlerinde, kırsal alan ve dağlık bölgelerin kontrolü ise Kuzey Irak Ayrılıkçı Gruplarının kontrolünde. Bizim pilotlarımız da doğrudan bu Kuzey Irak Ayrılıkçı Gruplarının kontrolü altındaki bölgeye paraşütle sağ salim iniyorlar ve enterne ediliyorlar.
Pilotlarımız yaklaşık 1 ay sonra tam Türkiye/Hakkari - Irak sınırının olduğu Güney Dağının alt tarafı (Girinti yapan uç bölge) civarlarında Türk Makamlarına sağ salim teslim edildiler.